Uzanan zamana yenik düşmüşüm
Geşmişime saklanan çocukluğum
Yaşlanın belirtilerini arar gözlerim
Yanı başımda kalan eski bir hikaye şimdi
Kurduğumu sandığım düşler
Doğru ile yalan arasında kalmışken
Olanlardan habersiz bedenim
Bir çocuğa verilen umudun peşinde
Yılların geçmişinden habersizim
Geleceğini sandığım kişiler nerede
Beklemek bana verilen görev ise
Öğretin bana isyan ile başlayan bir kaç cümle
31 Aralık 2009 Perşembe
Bir Anlık
Sadece söylemek istediklerimden kurulan bir kaç harfsiz cümlelerin kurulduğu oyun karanlıklarında ağlayan gözlerden kanlı geçmiş palangalarının vurulan bileklerimden kurtulmaya çalışamayan bir özgeçmiş hikayesinin sonuna ramak kalmışken ayırt edemediğim rüya ile gerçeğin hayat vermez denilen anıların baş ucumda dönmesinin ile yaratılan ruh tacirlerine satmak ise söylemek anlamsız cümleler oyundan kaçmaya çalışan bir çocuğa benzetilmesi anlam aramadan düşülen yollarda bir tümsek çukurunda yüzerken toprakta nefes alamamanın keşfetmek zaten ölüsün demek süzmek insanları baştan sona denilen deyim yorumları ile nereden geldiğini bilmeden yıllara hasretmiş gibi sandığın paslı organların et yığınlığını seyretmek sonra verilen geçirdiğin üç beş nöbetleri kime ne der bilemezsin ki zaten diye biri söyler 'ben dememiş miydim!' diye çekilir sandığın vicdan azapları mahşerin gölgesinde geçilmesini bekleyen sahibinin tartı ile verdiği müdaleden sönen umut ışıkları dönmek yeniden yarım kaldığın yerden beklediğin istasyona uğramaz bilimezlik yolunun trenleri ararsın yeni bir var olma yolculuğu eski sanılan kandırıldığın yeniden bir hikaye düşer aklına...
15 Aralık 2009 Salı
Anlaşılmamak
Anlatabilmek... Huzursuzluğunu yaşamak yaşamdan çaldığım dadikalarda sevmek kelimesinin bende bırakılan izlerinin peşine düşürken bilmediğim kavramlarla anlatılmasının anlamsızlığını düşünmeye çabalamak basitliğini yitiren ölü bir mahsenden kaçmaya çalışan mahkumun nedensiz suallerinden bikirtiği sualller heybesinden kaçmasından mı? düşen dakikalar...Gelmek diyen sözcüklerle kurulan cümlelerin nerden başlaması bitmesine dayanamamanın verdiği vicdan azaplarının kapısından yitirilmişliğine vurulan bir hançer kelimeleri...Görünmeden görünübilenin oyunları ile hesaplaşmaya tutulmuş mahşerden bozma bir kalabalık baş ucumda sonsuzluğun verdiği kavramın düşünebilemenin ötesinde kurulan hayallerden gidilemesede ötesine koşmak sonsuzluğun verdiği hazzın doruklarından başka anlamanı yitiren ya da henüz tanışmadığımız bir başka rüyanın etkisine mahsar olmak bir lahza diye tutturan dillierden soyutlamak mı kendine kavuşmak...!
Kaydol:
Yorumlar (Atom)