31 Aralık 2009 Perşembe

Bir Anlık

Sadece söylemek istediklerimden kurulan bir kaç harfsiz cümlelerin kurulduğu oyun karanlıklarında ağlayan gözlerden kanlı geçmiş palangalarının vurulan bileklerimden kurtulmaya çalışamayan bir özgeçmiş hikayesinin sonuna ramak kalmışken ayırt edemediğim rüya ile gerçeğin hayat vermez denilen anıların baş ucumda dönmesinin ile yaratılan ruh tacirlerine satmak ise söylemek anlamsız cümleler oyundan kaçmaya çalışan bir çocuğa benzetilmesi anlam aramadan düşülen yollarda bir tümsek çukurunda yüzerken toprakta nefes alamamanın keşfetmek zaten ölüsün demek süzmek insanları baştan sona denilen deyim yorumları ile nereden geldiğini bilmeden yıllara hasretmiş gibi sandığın paslı organların et yığınlığını seyretmek sonra verilen geçirdiğin üç beş nöbetleri kime ne der bilemezsin ki zaten diye biri söyler 'ben dememiş miydim!' diye çekilir sandığın vicdan azapları mahşerin gölgesinde geçilmesini bekleyen sahibinin tartı ile verdiği müdaleden sönen umut ışıkları dönmek yeniden yarım kaldığın yerden beklediğin istasyona uğramaz bilimezlik yolunun trenleri ararsın yeni bir var olma yolculuğu eski sanılan kandırıldığın yeniden bir hikaye düşer aklına...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder