Unutulmuşluğa yazmak istediğinim bir hikayenin ortasında kalışmışlık varken vicdana
serpilen nöbetsiz uykular rahat bıraksa gezsem gökyüsüzü seyrebedilsem aşrı alemden bu yeryüzü denilen karmaşık coğrafyayı bir düş ise eğer istediklerim kimim ki zaten bu kişilik bulmacası yorgunluk bitkinliğin aslında ta kendisi mektuplar biriktirdim kendiliğinden yazılan anlamsız kuralan cümlelerden çıkardığım anlam oyunları bitiverse artık yeşersen yeniden bu denli hürken nedir beni daraltan çıkmak gerekilen merdivenler bu uğultu bu ses kümesi beni sizden edenlere sorulan hesap kime ki çıkmak zorunluluğu varken beni öteleyen kimlikler nerede şimdi yalnız kalmak yalan olan gerçekliğe vurulan lekeler kirlenmişliğimde gizli iken iyi ki doğdun diyebilmeyim aslında bu savaş neden ki erene varmak istasyonlar çağrıştırken gidene güle güle demek zorunluluğunu kılan gelen ki nerdedir kimbilir şimdi ya da sonrası sormak istemliğimden çıkıp zorunluluk bırak artık beni hür kalayım göç edenlere selam götürmek gerek bu diyardan dönüşsüz yolculuklara...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder