11 Kasım 2009 Çarşamba

Eskinden Yeniye

Sınırlarını sensizliğin sessizliğin duymak ve kekeme gibi kurduğum derme çatma cümlerimin anısına yeniden bir şiir yazmanın okunması her hatırlanmasında aklına düşmesi birileri ya da yok olmanın verdiği ızdırabın gölgesinden kaçan bir kaç sıfatsız kişiliğin dillendirmesi dinledirmesi deprem sanki dört bir yan yıkılmayı mutlak kılmış kişiliksizlerin sardığı ruhunu kaybeden onca beden yaralar ki yok artık şarabın verdiği sarhoşluğun keyfi çakırdında ayyuka çıkıp dönmemek ya da dönememek yazdığım öykülerin dizilerinden yapılan melodilerin dillendirmesenin açılması eskimişliğe matem tutan kırık bir müzik kutusunda hislerin bir düş olup sallamalarını seyrederken titremesi üşüyen ellerimin devat et nereye sorunundan cevapsız mı katili kimdir bu cümlenin akıbetinim sonlu yaşam sahnesinin veremediği bir bensizlik ebetiyyete kapanan kapıların...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder